BAŞKAN KEYİK, BURDUR SORUNLARINI CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI KARATEPE'YE İLETTİ

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe ‘Ekonomik sorunların var bir çaresi’ programı kapsamında çeşitli toplantılar düzenledi.
Program kapsamında Burdur’a gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe Burdurlu iş dünyası ile Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir araya geldi. Sivil toplum örgütleri başkan ve temsilcilerinin de katıldığı toplantıda Burdur Ticaret ve Sanayi Odası (BUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik, ‘Burdur’un ekonomik yapısı’ sunumu yaptı.
Başkan Keyik yaptığı sunumda şu bilgileri paylaştı: “Odamız Cumhuriyetin ilanı ile birlikte 1923 yılında Şükrü BAYER ve arkadaşları tarafından kurulan Odamızın faaliyeti halen devam etmektedir. Üyelerine üstün hizmet kalitesini sunmayı hedefleyen Odamız; 2007 yılında ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi ile 2012 yılında TOBB – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Akredite Oda Belgesi ile 5 Yıldızlı Oda statüsünde hizmetini sürdürmektedir.
Odamız; 509 Anonim Şirket , 2052 Limited Şirket, 310 Kooperatif, 628 Gerçek kişi ticari işletmesi, 31 Diğer İktisadi İşletmeler olmak üzere 13 Meslek Grubunda toplamda 3530 üyesi ile faaliyetini sürdürmektedir.
İL EKONOMİSİ
Burdur ekonomisi, 3 Ana sektör, 1 Alternatif sektör grubundan oluşmaktadır:
1.Ana sektör ; Tarım, Hayvancılık ve buna bağlı Tarım Makineleri ve Gıda Sektörü.
2.Ana sektör ; Doğaltaş Mermercilik ve Madencilik Sektörü.
3.Ana sektör ; Eğitim (Pansiyonculuk, ticaret, eğlence) Sektörü.
Alternatif sektör; Potansiyellerinin değerlendirilmesi ve alt yapısının hazırlanması halinde oluşacak Turizm Sektörüdür
İHRACAT
(TİM) Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre; son 4 (dört) yılın ihracat rakamlarına bakacak olur isek;
2020 Yılında; 205 Milyon, 347 Bin,
2021 Yılında; 291 Milyon, 240 Bin,
2022 Yılında ; 270 milyon, 389 Bin,
2023 Yılında ; 251 milyon, 512 Bin,
30 Kasım 2024 itibari ile 202 Milyon, 972 Bin Amerikan doları ihracatımız gerçekleşmiştir.
Çin Hak Cumhuriyeti
Amerika Birleşik Devletleri
Suudi Arabistan
Türkmenistan
Birleşik Arap Emirlikleri
Almanya
En fazla ihracat yapılan ülkeler arasında yer almaktadır.
İTHALAT
(TUİK) Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; son 4 (dört) yılın ilimiz ithalat rakamlarına bakacak olur isek;
2020 Yılında; 24 Milyon, 419 Bin,
2021 Yılında; 37 Milyon, 523 Bin,
2022 Yılında; 61 Milyon, 432 Bin,
2023 Yılında; 72 Milyon, 941 Bin,
31 Ekim 2024 itibari ile 59 Milyon, 640 Bin Amerikan doları ithalatımız gerçekleşmiştir.
SONUÇ OLARAK; İhracatı, ithalatını kat be kat geçmiş örnek illerden biri olduğumuzu söyleyebiliriz.
ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ
İlimizde; 2 (iki)’si Burdur Merkezde, 1 (bir) Bucak ilçemizde olmak üzere toplamda 3 (Üç) Organize Sanayi Bölgemiz bulunmaktadır. Organize Sanayi Bölgelerimizin tamamı dolu olup halen faal olarak devam etmektedir.
Mevcut 2. Organize Sanayi Bölgesi yetersiz gelmesi sebebi ile hemen altında 400 bin m2 bir alanın istimlak çalışmaları başlatılmıştır.
Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi
İlimizin önemli ihracat kalemlerinden Doğaltaş Madencilik ve Mermercilik sektörünün daha etkin ve verimli hale getirebilmek adına Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurma çalışmalarımız devam etmektedir.
Gölhisar- Çavdır Organize Sanayi Bölgesi
İlimizin büyük ilçeleri arasına yer alan Gölhisar ile Çavdır ilçelerimize yönelik müşterek Organize Sanayi Bölgesinin yer belirlemesi yapılmış, çalışmalarımız devam etmektedir.
TARIM VE HAYVANCILIK
İlimizde günde 1200 ton süt üretilmektedir. Üretilen sütün ancak % 10’luk kısmı mamul haline getirilebilmekte, kalanı büyük firmalar tarafından işlenmek üzere şehir dışına satılmaktadır. Süt kalitesi diğer illere göre yüksek olması sebebi ile tercih edilmektedir.
Burdur’da süt ve süt ürünleri sanayisinin gelişimine katkı koyacak yatırımcıya ihtiyacı vardır.
İlimiz Tarım Makineleri Sanayisi; 65 yılı aşkın, bir tecrübeye sahiptir. Bu sanayi içinde; pulluk, mibzer, patöz, ekin biçme, balya ve silaj makineleri, yem karma ve öğütücüler, açık sistem hayvancılık ekipmanları, süt sağım sistemleri ve süt tankları en çok üretilen makine ve ekipmanları arasında yer almaktadır.
Türkiye’nin ilk Biçer Döver Makinesi ilimizde üretilmiş, yurt genelinde de bir çok ile satılmış olmasına rağmen sermaye yetersizliği sebebi ile firmanın faaliyetine son vermiş olması ilimiz ve ülkemiz açısından büyük bir kayıptır.
Devletimiz sermaye şirketlerine % 25 nispetinde, Gelir Vergisi Mükelleflerine % 15 ile % 40 oranında aldığı vergi ile kar ortaklığı yaparken; firma dara düştüğü zaman Devletin sıcak yanını işletmelerimiz yanında görememektedir.
İsterdik ki dara düşen işletmede kasıt yok ise en azından son 5 (beş) yılda ödediği vergiyi ya bila bedel ya da faizsiz olarak işletme sahibine orta vadede kredi olarak verilmesini sağlasın.
Yılların birikimlerinin ekonomik dalgalanmalara heder etmemek için Devletimizin; Ticaret ve Sanayi Odalarının referansları ile köklü işletmelerin kurtarılmasına katkıda bulunması gerektiğini düşünmekteyiz.
TURİZM
Burdur Antik dönemde Pisidia olarak adlandırılan bölgede yer almaktadır. Bölge M.Ö (Milattan Önce) 1200 ile 700 yılları arasında Frig (Firig) Krallığı, M.Ö. (Milattan Önce) 241 ile 133 yılları arasında Bergama Krallığı, M.Ö. (Milattan Önce) 27 ile M.S. (Milattan Sonra) 295 Yılları arasında Roma İmparatorluğu, M.S. (Milattan Sonra) 395 ile 1453 yılları arasında Bizans İmparatorluğu dönemlerini yaşamış olması sebebi ile zengin bir kültüre sahiptir.
Görkemli çeşmeleri, Dünyanın en yüksek rakımlı tepesinde kurulu 9000 kişilik tiyatrosu, ünlü Sagalassos Antik Kenti, gösterişli sütunları ve geniş meydanları ile ünlü Kibyra Antik Kenti, önemli Likya kenti olan Balbura, Roma Dönemine ait; Kremna, Milyas, Sıa (sia), Kodrula Antik Kentleri ile ilimiz adeta açık hava müzesini andırmaktadır.
Ayrıca il merkezinin batısında yer alan Hacılar Höyüğü; Batı Anadolu’da kurulan en eski yerleşim merkezi olarak yerini almaktadır. Türkiye’de ilk turizme açılan ve 597 mt uzunluğundaki İnsuyu mağarası, Türkiye’nin Maldivleri olarak markalaşan Salda Gölü, eşsiz doğal güzelliğe sahip Salda Kayak Merkezi ve 68 bin tarihi eseri ile ülkemizin sayılı müzeleri arasında yer alan Burdur Müzesini söylemeden geçmemek gerekir.
İlimiz Turizm potansiyellerinin değerlendirilmesi ve alt yapılarının hazırlanması halinde bu sektörün ülke genelinde önemli bir yere sahip olacağını düşünmekteyiz.
SEKTÖREL SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
EKONOMİK İSTİKRARSIZLIK
Günden güne artan döviz ve enflasyon karşısında girdi maliyetleri sürekli artmaktadır. İşletmeler alacaklarının tahsilinde sorun yaşamakta, sürekli artan öz sermaye ihtiyacı müteşebbisleri zorlamaktadır.
İmalat sektörünün bir numaralı sorunu elektrik, doğalgaz, akaryakıt, lastik ve yedek parça fiyatlarında yaşanan artışlar oluşturmaktadır.
Yüksek enflasyonun getirdiği işçilik maliyetlerindeki artışlara yıl sonunda tekrarda asgari ücrete enflasyon oranları dikkate alınarak yapılacak olan zam işçiyi de işvereni de memnun etmemektedir.
İşletmelerde maaş dengesi bozulmuş, çalışanlar da, işletmelerde bundan rahatsızlık duymaya başlamışlardır.
Bilhassa uygulanan sıkı para politikası ile finansa erişim kısıtlanmış, orta ölçekte çalışan ve yabancı sermayeye ihtiyaç duyan işletmeler adeta cezalandırılmak sureti ile yok olmaya mahkûm edilmiştir.
GEÇİCİ VERGİ
1981 Yılından bu yana devam eden Geçici Vergi uygulamasına; işletmelerin ödeme dengelerinde yaşadıkları bozulmalar sebebi ile en az 3 (üç) yıl ara verilmelidir.
KAMU ALACAKLARINIDA YAPILANDIRMA
Nerdeyse periyodik olarak gerçekleşen kamu alacaklarındaki yapılandırma işletmelerin düzenli borç ödemelerine engel olmaktadır. Çok vergi oranları ile çok vergi değil, ödenebilir düşük vergi oranları ile tüm kesimi merdiven altı ticaret alışkanlığından kurtaracak adil vergi sistemini kurmamız gerekmektedir.
Adil vergi sisteminin ardından son bir kez Kamu alacaklarına yapılandırma getirilmek sureti ile işletmelerin aktif ve pasifleri herhangi bir cezai yaptırıma mahal bırakmadan gerçeği yansıtır hale getirilmeli, sürecin güven ortamında devamı sağlanmalıdır.
İHRACAT GELİRLERİNİN BİR BÖLÜMÜNÜN MERKEZ BANKASINA SATILMASI
İhracat bedellerin yurda getirilmesi ile ilgili düzenleme ile ihracat bedelinin % 30 Merkez Bankasına satılması zorunlu hale getirilmiştir. Bankalardaki döviz alış ve satış arasındaki makasın yüksekliği dövizini bozdurmak zorunda kalan ihracatçıya ciddi maliyetler yüklemektedir. İhracat yapan firma ithal hammadde almak için bozdurduğu dövizi tekrardan yüksek kurdan satın almak zorunda kalmaktadır.
MADEN ARAMA VE İŞLETME RUHSATLARI
Maden arama ve işletme ruhsatlarındaki prosedürler ve bürokratik engeller azaltılmalı, Orman bölgelerindeki "istimlak bedelleri" düşürülmelidir. İlimizde ağırlıklı olarak Bej mermer üretilmektedir. Ruhsat almak için 2 (iki) yıl bekleyen işletmelerimiz bulunmaktadır. Bej mermere talep azaldığı zaman alınan ruhsatın da kıymeti kalmamaktadır.
Ayrıca Maden ruhsat izin aşamalarından biri olan ÇED (Çevre Etki Değerlendirmesi) izni başlı başına prosedür yüklüdür. Bir ÇED iznini alabilmek için; Özel İdare, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlükleri görüşlerini en geç 30 gün içinde sisteme işlenmesi gerekirken kurumların inisiyatifine bırakılmıştır.
Bu sebeple; sürecin asgariye indirilmesi müteşebbislerimizin bir an önce katma değer üretmelerine katkı sağlayacaktır.
YEM ve SÜT FİYATLARI
Hayvansal girdi hammaddelerinin bir kısmının ithalata dayanması, dövizdeki artış sebebi ile sürekli girdi maliyetleri yükselmektedir. Yüksek enflasyonlu ortamda artık dövizin artışı beklenmeden de ürün fiyatlarına zam yapılmaktadır.
Sonuç olarak; Döviz ve yüksek enflasyon sebebi ile yem fiyatlarına müdahale edilemezken, sütün satış fiyatının belirlenerek sabit tutulması hayvancılığı yapılamaz hale getirmektedir.
Geleceğimiz açısından bu sarmala çözüm bulunmalıdır.
TEKNOLOJİK ÜRÜNLER
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih KACIR; “Bakanlık olarak ara malların yerlileştirilmesine yönelik çalışma yaptıklarını, Yüksek düzeyde cari açık verilen teknoloji seviyesi yüksek 919 ürünü belirlediklerini, Bu ürünlerin de yıllık 60 milyar dolar ithalatımızın olduğunu belirtmiştir”
Aynı yerli ve milli aracımız TOGG’da olduğu gibi teknoloji seviyesi yüksek 919 ürün için TOBB – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile YÖK – Yüksek Öğretim Kurulu devreye sokulmak sureti ile kısa orta ve uzun vadeli planlar doğrultusunda devlet desteklerini de arkalarına alarak TOBB – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin koordinasyonu ile 81 ilde belirlenen işletmeler ve üniversiteler ile bu ürünleri üretimleri sağlanmalıdır.
Böylelikle yurt genelinde başlatılan üretim seferberliği ile verimlik tabana yayılacaktır.
YENİLENEBİLİR ENERJİ
Enerjiye olan ihtiyaç zaman içinde dışa olan bağımlılığın azaltılması ve çevre dostu Yenilenebilir enerjiyi ön plana çıkarmıştır. Yenilenebilir enerjinin ülke genelinde yaygınlaştırılabilmesi için ciddi manada teşviklerde bulunulmuştur.
10 Mayıs 2005 Tarihli Resmi Gazete ile 18 Mayıs 2005 ile 31 Aralık 2020 tarihine kadar işletmeye girmiş veya girecek olan YEK Destekleme mekanizmasına tabi üretim lisansı sahipleri bu kanun ile çıkan cetvelde yer alan Amerikan Doları cinsi fiyatlardan 10 (on) yıl süre ile faydalanabileceği belirtilmiştir.
Ayrıca 2949 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince 1 Temmuz 2021 tarihinden 31 Aralık 2021 tarihine kadar işletmeye girmiş üretim tesislerine de Türk Lirası üzerinden 31.12.2030 tarihine kadar uygulanacağı resmi gazetelerde yayınlanmak sureti ile ilan edilmiştir.
Müteşebbislerimiz Resmi Gazetede yayımlanan kanun ve kararlar doğrultusunda Yenilenebilir Enerji Sistemlerine yatırım yapmışlardır.
Bu güne gelindiğinde önceden alınan kararlar revize edilerek; müteşebbislerimizin ürettikleri enerji miktarı değil de tüketimleri dikkate alınmak sureti ile mahsuplaşmanın yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
İlgili kanunu dikkate alarak Yenilenebilir Enerji Sistemine yatırım yapan müteşebbislerimiz bu gün mağdur durumdadır.
Bu sebeple; Kanunda belirtilen sürelerde yatırım yapmış ve sisteme kaydolmuş müteşebbislerin haklarının korunmasının adil ve doğru olacağı kanaatindeyiz.
Ayrıca kanunda belirtilen tarihler dışında yatırım yapan müteşebbisler de günün şartlarına göre mevzuata uyum sağlamasının yerinde olacaktır.
KAMUYA BORCU OLAN ESNAFIN DESTEKLENMESİ
Kamuya borcu olan işletmeler; borçlarını ödemedikleri veya yapılandırmadıkları sebebi ile devlet desteklerinden faydalanamamaktadırlar.
Kamuya borcu olan işletmelere şartlı devlet desteği verilmelidir. Şartlı destek derken Talep ettiği devlet desteğinin (örneğin yüzde 30) kamu borcuna mahsup edildikten sonra kalan yüzde 70 destek işletmeye verilmek sureti ile ihtiyaç sahibi işletmelerin desteklerden faydalanmasın yerinde olacağını düşünmekteyiz.”
Hale Pak- Zuhal Daldal